0 362 435 12 72 halise_mutlu@hotmail.com

Makaleler

BEN, SEN DEĞİL, BİZ! OLABİLME…
27 Şubat

BEN, SEN DEĞİL, BİZ! OLABİLME…

BEN, SEN DEĞİL, BİZ! OLABİLME…

 

Bu hafta birçok yeni arkadaşla tanıştım. Yeni fikirler edindim, güzel dostluklar kurdum. Ne güzel insanlar, ne azimli gençlerimiz varmış. İçim açıldı. Toplumsal huzur adına kaygılarım azaldı, umudum arttı. Birbirimizi tanımak ve karşımızdakini olduğu gibi kabul etmek BİZ olabilmenin beklide ilk şartı bunu gördüm. Birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk, ortak sorunlarımıza çözüm üretmeye çalıştık.

 

Bir diğer yanıyla da evliliklerindeki sorunlar dolayısıyla mutsuz olan çiftler de var elbet…

Aklıma Alman Şair Goethe’nin şu sözü geldi. “ ister kral, ister hamal olsun, dünyada en mutlu insan, aile huzuru olan insandır”.Ne kadar doğru bir söz Huzursuz bir evlilik insanın kendisini mutsuz kılmakla kalmayıp, çevresini de etkiliyor…

 

Toplumsal bir varlık olan insan yalnız kalmak istemez. Vakti gelince, can yoldaşı, gönül sırdaşı biriyle bir aile kurmak ister. Aile, ”Sizin için nefislerinizden kendileri ile sükûn bulacağınız ve aranızda muhabbet ve merhamet kıldığı eşler yaratmış olması da O’nun ayetlerindendir” (er-Rum / 21) buyruğunda ki gibi, birbirleri için yaratılmış, temeli dayanışma ve destekliğe dayanan,  birliktelikleriyle hayatlarına anlam katan bir kurumdur. Büyük umutlarla bu yola girilir ancak bazen bazı şeyler düşünüldüğü gibi olmaz…

 

 Kimse gün gelip yollarını ayıracaklarını düşünerek evliliğe adım atmaz. Ancak günümüzde boşanma sayısı hiçte azımsanamayacak bir sayıya ulaştı. Bizlere düşen; neden bu duruma geldik? Ne oldu da yuvalar yıkılıyor? Sorularına cevap aramak olacaktır. Elbette bunun birçok nedeni olabilir. Bunun için toplum olarak hep birlikte bir durum tespiti yapmalı ve düştüğümüz yerden doğrulmalıyız…

 

Modern anlayış, varlıklar âlemini parçalar halinde anlar. Ve bireysel mutlulukları için yaşayan insanlar olarak kadın ve erkeği ayırır.”Ben benim, Sende sensin” der adeta. Varsa yoksa kendi mutluluğudur aslolan. Paylaşma yok, dertleşme yok, yalnızlık çok. Bu elbette hastalıklı bir yaklaşımdır.

 

Bizim inancımızda tevhid akidesi vardır. Her varlığın bir diğeriyle bağlantılı olduğunu ve bir görevi bulunduğuna inanırız. Bu inanca göre kadın ve erkek bir bütünün parçalarıdır. O bütünü ayakta tutmak üzere bir vazife yüklenmek zorundadırlar. Sevgi ve erdem toplumu oluşturmada herkesin bir görevi vardır. Sevgi temelli ailede paylaşım esastır. Ağır olan hayatın yükünü iki kişi daha kolay taşır inancı hâkimdir.

 

Toplumumuz da ise bu günlerdeki hâkim anlayış bu iki görüş arasında bir yerde. Geleneklerle karışmış, yer yer özellikle kadını zorlayan, BİZ olamadan araya ailelerinde girmesiyle BİZLER olmuş aileler.

 

Aile ve evlilik denildiğinde herkes kendi penceresinden, gördüklerinden, bildiklerinden çözümler üretmeye çalışıyor. Kimimiz evliliğin önemini her defasında dile getirirken, kimimiz yaşadığı sıkıntılardan yola çıkarak zorluğundan bahsederek, çözüm aramak yerine şikâyet etmeği tercih ediyor. Bazılarımız ömür boyu aşk olmalı evlilikte ütopyasını savunuyorken, bazılarımızsa bir çiçekle bahar geçmez görüşünü savunuyor.

 

Bende şöyle düşünüyorum:

Tamam, evlilik İnsan hayatının en önemli kilometre taşlarından biridir. Ama ya biz olması gerekenden fazla anlam yüklüyorsak! Yoksa evliliklerimizden çok şey mi umuyoruz? Ve yine umduklarımızı bulamayınca hayal kırıklıkları yaşayanlar bizler olmuyor muyuz?

 

Yani diyorum ki; kendimizi, eşimizi iyi tanımalı, imkânlarımızı iyi tespit etmeliyiz. Elimizde ki imkânlar dâhilinde isteklerimizi şekillendirmemiz gerekiyor. Adım adım ilerlemek, bu adımları birlikte atabilmek değil midir aslolan?

 

Evliliklerin elbette ki olmazsa olmazı SEVGİ'dir.  Sevgi bir sebep değil, neticedir. Yani, sevgi uyumun neticesidir. Uyum, doyumu getirir. Kendine rağmen, sen diyebilmek karşısındakini önemsemek, Ben, Sen demeden BİZ olabilmektir. Farklılıklarla birbirini sevebilmek, katlanabilmektir.

 

Sorunları olsa da aileler hala bu yüzyılın kurtarıcı güven ortamlarıdır. Sağlıklı nesiller inşa Allah bu ortamlarda yetişecektir. Umudumuz daimdir… Gayretimiz duamızdır…

 

 

Halise Mutlu

 

Not: Toplumdaki aile duyarlılığını artırmak ve geleceğin aile bireylerini daha güzel yetiştirebilmek adına “samsun Kadın ve aile platformunun” düzenlediği 9-29 Mart tarihleri arasındaki seminerleri duyurmak isterim.

Bilgi edinmek için kadinaile@hotmail.com müracaat edebilirsiniz.

 

07-14 mart  2010

  • "Güne Gülümseyerek Başla"HALİSE MUTLU
  • "Bir Memleketin Yükselmesi Ev Ve Aile Muhabbetine Bağlıdır."CHARLES DICKENS